YEŞİL CAMİ ( TANITIM )
AŞR-I ŞERİFLER
HAFIZLARIMIZDAN AŞIRLAR
HUTBELER VE SOHBETLER
HATİMLER ( SESLİ )
HATİMLER ( GÖRÜNTÜLÜ )
EZAN VE MÜEZZİNLİK
KUR'AN ÖĞRENİYORUM
İLAHİLER ( VİDEO-MP3 )
GÜNCEL VİDEOLAR
HOCALARIMIZ (VİDEO)
ÖZEL MERASİM VE PROG
SOSYAL ETKİNLİKLER
ÇİZGİ FİLMLER

Kur'an-ı Kerim Dinle
Hatim (Kabe İmamı)
Hatim (Ahmet El Acmi)
Hatim (Husari)
Mealli Hatim Dinle
Sizde mesaj yazmak istiyorsanız tıkayınız..
İLK VAHİY DEN MUSHAF’A

Burhaneddin VANLIOĞLU
24/12/2014 - 16:08

.

.

.

.

 

               Muhakkak ki Kuranı biz indirdik, ve muhakkak ki onu elbette biz muhafaza edeceğiz. ( Hicr Suresi 9. Ayet )

 

         Alemler-in rabbi olan yüce Mevlâ ya hamd-ü senalar olsun. Habib-i Kibriya’ sı Efendimiz (s.a.v)’ e salat ve selam olsun. Rabbimizin rahmeti, mağfireti, bereketi, Efendimiz (s.a.v)’ in şefaati, K.Kerim’i okuyan,okutan, hıfz eden ve bunlara maddi manevi hizmet etmek için gayret sarf edenlerin nasibi olsun.

 

         Çok değerli okuyucu dostlarım, ilk sayımız da,bu köşede K.Kerim dersleri yapacağımızı belirtmiştik.Yüce rabbime şükürler olsun ki, bu sayıda da beraber olmayı nasip etti.Malumunuz k.kerim,arz,sema yoluyla,yani fem’i Muhsin dediğimiz,üstadın,harfleri telaffuzu,talebenin tekrar etmesi sureti ile en güzel bir şekilde öğrenilebilir.sadece yazılı metinden K.Kerim’i öğrenmek veya öğretmek tam olarak mümkün olamaz.Dolayısı ile bizim konumuz, K.Kerim’i bilen, ancak kur’an ilimlerinde daha fazla teferruat veya bilgi sahibi olmak isteyenlere yönelik olacaktır. Bu vesîle, ile ilk vahiyden günümüze, elimizdeki K.Kerim’in gelişim safhasını ele almakla başlamak istiyorum.

 

              K.KERİMİN NUZULÜ:

         K.Kerim,Cibril-i Emin aracılığı ile efendimiz (s.a.v)e,22 yıl 2ay ve22 günde inzal olunan ilahi bir mesaj ve hayat nizamıdır.Bu mesaj,Cebrail (a.s) aracılığı ile veya perde arkasından bir ses ile gerçekleştiği ayeti celile ile ifade buyrulmuştur.(şura:51) K.Kerim’in inzalinin 22 yılı aşkın bir sürede tamamlanmış olması,bir seferde inzal olmaması,Kur’an alimleri tarafından birkaç hikmete mebni olduğu rivayet olunmuştur.şöyle ki,zamana yayılarak azar, azar vahyolunan ayetlerin yazımı, ezberi ve hayata uygulanması daha kolay olmuştur.efendimiz (s.a.v)de ayetlerin inzalinde,önce vahiy katiplerine yazdırır,akabinde hem Telaffuzunu hem de tefsir ve izahını yapar ve hayata uygulamaları için sahabeyi kirama emir buyururlar idi.böylece her ayet iyice kavranmış ve anlaşılmış olurdu. bu uygulama da, ulemanın tespit ve rivayetinin isabetli olduğu yönünde kanaat oluşturmaktadır.

İkinci bir rivayet şudur ki inzal olunan her vahyin sahabenin tamamına ulaşması,onlarında vahyi iyi kavraması için,yavaş yavaş inzal olmuştur.Vahiy,bazen beş,bazen on,daha fazla veya daha az,bazen bir sure veya surenin bazı ayetleri şeklinde,ihtiyaca göre ve Mevla’nın taktiri nispetinde inzal olmuştur. ayetler,re’sen inzal olduğu gibi, çoğunlukla, vuku bulan bir hadisenin veya cevabı aranan bir sualin, cevabı niteliğin de nazil olmuştur.Bazı ayetler te’kiden veya ibret olması bakımından tekraren de gelmiştir.resul-ü Ekrem (s.a.v.)her ayetin nüzulünde ayrı bir heyecan ve sevinç duyar idi.

        

         K.Kerimin nüzulü babında şunu da ifade etmekte fayda vardır ki,ayetlerin yazımı ve muhafazası çok itina ile yapılmış olmasına rağmen,esbabı nüzul tam olarak kayıt ve muhafaza edilememiştir.K.Kerimin lafız ve manasının beraber nazil olduğu hususunda da ulema arasında ihtilaf vardır.şöyle ki,ulemanın ekserisi hem lafzın hem de mananın birlikte nazil olduğu görüşündedir.yalnız mananın nüzul ünü itikat eden ulemaya göre,Cibril i emin veya efendimiz (s.a.v) inzal olunan manayı Arapça lafız ile tebliğ etmiştir,görüşündedir.(ALLAHUEĞLEM)

 

             K.KERİMİN YAZILMASI:

         K.Kerim-in yazımında uygulanan kayıt ve muhafaza sistemi günümüzde dahi, dikkati canip bir uygulamadır.     Ayeti Celileler-in her biri nazil olduğu anda hemen sahabeyi kirama tebliğ edilir,Ardın dan hurma yaprağı,deri,enli düz taşlar ve kürek kemiği gibi maddeler üzerine peygamber s.a.v huzurunda yazılır ve bir nüsha efendimiz (s.a.v) in haneyi saadetine muhafaza için gönderilir idi.ayrıca vahiy katipleri bir nüshada kendileri için yazardı.bu uygulama, yani bizzat peygamber(s.a.v)huzurunda yazılması,bir nüshanın haneyi saadette muhafazası ve vahiy katiplerinde birer nüsha bulunması,k.kerimin,eksik veya ilave konusunda ne kadar şüpheden ve ihtilaftan korunmuş olduğunu göstermektedir.

         Ayeti Celilelerin hangi sure ve sıraya konulacağını bizzat resulü Ekrem (s.a.v)işaret etmiş ise de surelerin sıralaması için aynı şeyi söyleyemiyoruz.ayetler ve sureler,vahyin tamamlanmasının ardından, bir araya getirilip tek Mushaf haline henüz getirilememiş idi.zira,vahyin nihayetinden sonra, efendimiz(s.a.v)in sadece dokuz gün yaşadığı rivayet edilir.

 

         Bazı kaynaklar da,nâsih ayetlerin gelebileceğini ve  bu durum da, bazı ayetlerin mensuh durumuna düşmesi halinde karışıklık olabileceği ihtimaline mebni, peygamber (s.a.v)Mushaf haline getirmeyi ertelemiştir,denilmektedir.

        

         K.Kerim’in,peygamber(s.a.v)zamanında Mushaf haline getirilmeyişinin bazı faydaları da olmuştur.nazil olan ayeti         celile yi hemen anlatmak,yazdırmak ve ezberlemek kolay olacak,gelen her ayetin hemen ashabı kirama ulaşması çabuk olacaktı ki bu çok elzem idi.efendimiz (s.a.v)döneminde vahyin tamamını ezberleyenler olduğu gibi bir kısmını    ezberleyen veya çoğunu ezberleyenler de var idi.tamamını ezberleyenlere o dönemde kurra denildiği de kaynaklarda mevcuttur.

            

              K.KERİMİN TOPLANIP MUSHAF HALİNE GETİRİLMESİ:

         Asrı saadet döneminde daha önce zikrini ettiğimiz sebeblerden dolayı cem edilmeyen,Mushaf haline getirilmeyen k.kerim Hz.Ebubekir hilafetinde Mushaf haline getirilmiştir.

        

         Peygamber(s.a.v)in irtihalinden sonra,hafız olan sahabelerden de bazıları ecel,bazıları da futuhat ve muharebeler de şehit olmasıyla hafız sayısı azaldı.nihayet yemame savaşında cok sayıda (70) hafız sahâbi nin şehit olması,hz. Ömer i fazlasıyla endişelendirdi.bu endişesini halife hz.Ebubekir’e bildirdi.hz.ebubekir bu endişeleri doğru bularak bir çalışma başlatmak üzere,zeyd b.sabitülensari hz.lerini görevlendirir.

        

         Zeyd b. Sabitin bu kadar önemli bir iş için görevlendirilmesi,hem hz.ebubekir, hemde hz. Ömerin ona son derece güvenmesi sebepsiz değildir.zira zeyd b. Sabit,vahyin nihayet bulması, hatta  hz.peygamber’in irtihaline kadar yanında olan,hem vahiy katibi hem de tercümanı idi.görev emrini alan hz. Zeyd b.sabit,K.Kerimin cem ve Mushaf olması hususunda emripeygamberi olmadığı için önce itiraz eder.hz.ebubekir ve hz.ömer mevcut gerekçeleri ve

 

         Muhtemel tehlikeyi ki, K.Kerim den ufakta olsa bir şeyin zayi olması durumunu izah edince,zeyd b.sabit ikna olur.zaten asrı saadette cem edilmeyişine dayanak olan nasih ve mensuh ayetlerin tertibi hususu,hz.peygamberin irtihali ile ortadan kalkmış oldu.artık karar verilmiş, K.Kerim bir araya toplanıp Mushaf haline getirilecekti.

        

         Zeyd b.sabit,ilk olarak sahabeyi kiramdan ehil olanlar ile bir komisyon kurup ilk toplantısını hz. Alinin evinde yapar,ikinci kez mescidi şerifte toplanıp cem konusundaki yol haritasını çizer ve prensipleri belirlerler.izlenecek yol ve kati prensipler şöyledir.öncelikle sahabeler arasında, elinde yazılı ayet olanlar kurula getirecek.başta hz.zeyd olmak üzere kurul üyeleri de uhdelerinde bulunan ayetleri kurulun değerlendirmesine verecek.getirilen yazılı ayetlerin, bizzat peygamber huzurunda yazılmış olması, güvenilir iki şahit ile kanıtlanacak.

 

         Yazılı getirilen ayet,ya ayeti yazılı getirenin veya şahitlerinin ezberinde olacak.bu prensip ve kurallara öylesine ittibâ edildiki,kurul başkanı ve kurulun en kıdemli hafızı hz.zeyd b.sabit tevbe suresinin sonunda bulunan(LEGEDCAEKÜM)ayeti celile sini ezberden okudu ancak yazılı kaynak elinde olmadığı için kurul tarafn dan kabul görmedi.daha sonra ebuhuzeymetülensari hz.leri yazılı ayeti getirdiler ve ayet kabul gördü.bu zat efendimiz (s.a.v)tarafından iki şahit yerine kabul edildiği için,bu kurul tarafından da böyle değerlendirildi.hz.ömerin recim ayetini getirmesi şahit eksikliğinden dolayı zeyd b.sabit tarafından kabul edilmemiştir.böyle yüksek seviyede titizlik ve ihtimam gösterilerek toplanan ayatımubeyyenat,haneyi saadette bulunan nusha ile karşılaştırıldı.böylece,kurul tarafından şüpheye yer olmayan ayetler birde sahabenin tamamına arz edildi.ittifak halinde kabul gören mushâfı şerif,hiçbir itiraz olmayacak şekilde tasdik edilmiş oldu.

           

         Mushaf ismini alması hususunda da bir malumat vermek icap ederse şunları söyleyebiliriz.hz.ebubekir(r.a)kendi döneminde cem edilen ve bir araya getirilen K.Kerime bir isim vermek istedi.istişarelerde “İncil”sifir”gibi isimler teklif edilmesine ramen,bunlar hoş görülmeyip ibni mesud’un habeşte de kullanılan Mushaf teklifi kabul gördü.ayetlerin dağınık parçalardan bir araya toplanıp tek parça sahifeler halinde,bu isim uygun görülmüş olabilir.asrı saadette de Mushaf dendiğine dair rivayet olsa da çok meşhur değildir.

             

             K.KERİMİN ÇOĞALTILMASI:

         Hz.Ebubekir in hilafetinde Mushaf haline getirilen K.Kerim,Hz,Ebûbekrin irtihali ile hz.Ömer(r.a)a intikal etmiş,onun irtihali ile de efendimiz(s.a.v)in zevcesi de olan, Hz,Ömer in kızı hafsa valide-mizin  muhafaza ve himayesine geçmiştir.Hz,Osman(r.a) nın halife olması ile emanet Osman Zinnûreyn Hz.lerine tevdi olundu.ilk halife hz.ebubekir tarafından Mushaf haline getirilen k.kerim,Hz,Ömer döneminde aynen muhafaza edildi ve inzal olduğu gibi okundu.Hz.Osman Döneminde ise Müslümanların sayısı ve bulundukları coğrafyalar çoğaldıkça ve farklılaştıkça,K.Kerim okuyan veya öğrenmek isteyenlerin sayısı da haliyle artmış oldu. Bununla beraber Müslümanlar arasında bazı farklı okuyuşlar olmaya başladı.K.Kerime son hali verildiğinde manaları birbirine yakın olan lafızların kureyş lehçesine uymuyorsa kullanılmasın kararı olmasına rağmen, bundan habersiz olan bazı Müslümanların tefsir itibari ile muradif lafızları kullandığı görüldü.bunun önlemi alınmalı idi.nihayet hicretin 25. yılında vuku bulan Azerbaycan ve Ermenistan fetihlerinde ordu içerisinde bulunan Şamlı ve ıraklı askerler arasında K.Kerimin kıraatinde farklılıklar görüldü.öyle ki her iki tarafta kendi okuyuşlarının doğru olduğunu diğer okuyuşun hata olduğunu ısrarla savundular.geride de izaha çalıştığımız gibi,İslami coğrafya büyüdükçe,Müslümanların sayısı arttıkça, kıraat ve telaffuza hakim hafız ve kurra sahabi, duruma yetişemez oldu.zaten o dönemde İbn-i mesut küfede Ubeyyibni kaab ise Şam da görevde idiler.her ikisi de ashabın en önemli hafızlarından ve ilmi heyetinden idiler.

         

           Iraklı askerler, biz ibni mesuttan öğrendik biz doğruyuz diyor,Şamlı olanlar ise bizde hz.kaab tan öğrendik biz doğruyuz iddiasından vazgeçmiyor. bu durum, işin daha vahim boyutlara varmadan ivedi olarak kontrol altına alınmasını gerektiriyordu. Nitekim duruma vakıf olan ordudaki sahâbiler den huzeyfetibni elyaman medineye döner dönmez,halife Hz,Osman’a endişelerini ve olanları anlatarak çözüm yolu arar.Hz. Osman da Huzeyfetibni elyamanın endişelerine katılır ve hemen iştişare heyetini toplar.müzakereler neticesinde,Hz,Osman,bütün Müslümanları bir tek mushafta toplayacağım yönünde fikrini açıklar.ve bu istikamette çalışmaları başlatır.bu arada hz.kaab ölmüş,ibni mesut halen küfededir.hz. Osman,hz ebubekrin yaptığı gibi yine Sabit üıensâri hz.leri nin riyasetinde bir heyete bu görevi tevdi eder.

                   

          Hz,Osman ın heyete tek talimatı vardır,zeyd b.sabitin kararsız kaldığı yerde kureyş lehçesi kullanılacaktır.bunun dışın da bütün çalışma heyete aittir.ve çalışmaya ilk olarak,imam olarak tabir edilen,hz.ebubekrin yazdırdığı ve hz.hafsa da bulunan mushafı emaneten meclise getirmekle başlanır.bu nusha,ebubekirissıddık himayesinde çok titiz bir çalışma ile hazırlanmış olduğu bilinen bir gerçektir.nihayetinde bu nushaya uymayan bütün yazımlar imha edilecek ve bu nüsha çoğaltılacaktır,kararı ittifak en kabul edilir.mushâf ı imam yine hz.hafsaya teslim edilir.aynı nusha üzre 4 veya beş,yedi ve sekiz rivayetleride olmakla adet yazılır.ilk olarak,ihtilafın yoğun olduğu,Müslümanların fazla olduğu şam,küfe ve basraya gönderir.bir nushada medinede kalır.buna göre 4 adet yazılmış gözüküyor ancak,hz.osman içinde bir nüsha yazıldığı ve o nüshanın,ihtilaflarda merci kabul edileceğide kararlaştırıldı.mekke,yemen ve bahreynede birer nusha verildiği mervidir.

      

          Gönderilen Mushaflara göre bütün Mushaflar tashih edildi.uygun olmayan nushalar her bölgede imha edildi.tashihten geçen ve çoğaltılarak dağıtılan Mushaflara uyularak,sayısızca bilahare çoğaltılmıştır.

        

         Zeyd b.sabit(r.a)nın öncülüğünde oluşturulan heyet,surelerin tertibi için de çalışma yapmıştır.surelerin tertibinde nuzul sırası takip edilmemiş,daha ziyade surelerin konu itibari ile birbirlerine yakınlığı tercih edilmiştir.sadece tevbe suresinin müstakil bir sure veya enfal suresinin devamı olduğu konusunda ihtilaf olmuş,bu durumuda kesin olarak reddetmektense ihtilafta orta yol tercih edilip,iki sure arasında besmeleyi şerife kullanılmamıştır.dersimizin evvelinde ayetlerin tevkifi olduğunu,efendimiz(s.a.v)hangi ayetin nerede olacağını bizzat işaret buyurduğunu ifade etmiş idik.sureler hususunda da,enfal ve tevbe sureleri dışındaki sureler tevkifi yani vahye müstenit tir görüşü varsa da,tercih edilen görüş,surelerin tertibi,ashabı kiramın tercihleri istikametin de olmuştur.

 

Bu bab ta şunu da kısaca anlatmak ta fayda vardır ki o da,sure isminin,şeref,şan, alamet anlamında kullanıldığı,veya memleketin.kıymetli arazinin etrafına çevrilen kale,sur,münasebeti dikkate alınarak,sureler isimleri ile ve evvelindeki besmeleyi şerife ile muhkem ve kavi haldedir anlamı çıkarılabilir.

 

Sureler arasındaki tertibin sahabeyi kiramın tercihi olduğu görüşü daha kuvvetlidir,demiş idik.bu görüşün gereğidir ki,sahabi den bazılarının ,surelere farklı tertipler yaptığı bilinmektedir.hz.ali sureleri nuzul tarihlerine göre sıralamış,önce mekki sureler sonra medeni sureler ilk sure “alak,sonra “muddessir ve müzzemmil şeklinde devam edip,Fatiha ve tevbe suresi ile hıtam bulurdu.başka tertiplerde var olmasına rağmen,hem elzem olmadığı hem de yer darlığı nedeni ile bu konuyu bu kadarla kapatıyorum.

 

Mekki ayetler 12 sene 5 ay 13 günde nazil olmuş, genellikle kısa ayetlerden müteşekkil olup,”ey insanlar” diye hitap tarzı vardır.mekki ayetlerin konuları da ekseriyetle,güzel ahlaka ve vahdaniyete teşvik, birde geçmiş peygamberlerin ve milletlerin yaşadıkları ibret ve ders dolu hayatlarıdır.

 

Medeni ayetler ise, mekkilere nispetle daha uzun ayetlerden müteşekkil,9 yıl 9 ay 9 günde nazil olmuş,genellikle “ey müminler” hitabı ile başlar ve ahkam ayetlerini içerir.zira Mekke dönemi İslam ın inkişaf ve kudretli dönemidir.

 

Gerek surelerin tertibinde, gerek nuzul tarihleri konusunda bilinmesi kereken çok daha görüşler vardır ki özellikle hz.ali nin ve ibni mesud’un tertiplerini de bilmekte fayda vardır.

 

Gerek ibni mesud, gerek uby b.kaab ve hz.ali tertipleri ile k.kerimin sure ve ayet sayılarındaki muhtelif görüşler,hareke ve noktalama safhaları,vakıflar ve secavend dediğimiz duraklar vede resmi hat konularını muhtevi bir çalışmayı da,nasip olursa inşallah ileride paylaşırız. K.kerimin okunması,okutulması,tebliği ve bilcümle hizmetler konusunda Mevla hepimize sağlıklı uzun ömürler nasip etsin.

 

ALLAHA EMANET OLUNUZ.

 

NOT:Bu çalışmamı hazırlarken d.i.b yayınları ve İsmail hakkı  İzmirli külliyatından çok istifade ettiğimi belirtmek isterim.  , özellikle,kendilerinden ve eserlerinden feyz ve ilham aldığım,bütün hocalarımın,merhum olanları rahmetle yad ediyor,hayatta olanlara sağlıklı uzun ömürler diliyorum.

.

.

 

 
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
24/12/2014 - 16:08 İLK VAHİY DEN MUSHAF’A
 

Kullanıcı:  
Şifre:
Kayıt Ol - Şifremi Unuttum

Hasan Hüseyin ERSOY
BİLMİYORLAR
Eyüp EROĞLU
SABIR ve TESLİMİYET
İsrafil KİRACI
İSLAMDA KARDEŞLİK VE TOPLUMSAL DAYANIŞMA
Burhaneddin VANLIOĞLU
İLK VAHİY DEN MUSHAF’A
Ahmet ALİM
ALLAH’A SAYGI VE GÜZEL AHLÂK
Kursumuza ait geniş haber yelpazesine sahip bir haber sitemizin olmasının gerekliliği sizce nedir?
Oy Kullan Sonuçlar
Sayac
Tekil (Bugün) 1555
Toplam 4640721
En Fazla 8874
Ortalama 1153
Üye Sayısı 5830
Bugün Üye Olan 0
 
Anasayfa | Foto Galeri | İletişim
Her Hakkı Saklıdır © 1994 - 2009  www.yesilcami.com

Tasarım ve Kodlama : Canliyayin.Org